FOREX Piyasaları’nda Trade ve Analiz Yöntemleri
Bütün bu bilgiler ışığında, FOREX piyasalarında işlem yaparken hangi vadede işlem yapacağınızı bilmelisiniz. Eğer uzun vadeli bir trend takip edilmek isteniyorsa, 4 – 8 saatlik, 1 günlük ve 1 haftalık fiyat grafiklerine ve göstergelerine bakmak daha yerinde olacaktır.
Uzun vadeli hedefiniz olduğu için çok yüksek bir kaldıraç oranı kullanılmaması yararlı olur. Çünkü uzun vadeli harekete katılmak için stop oranınızı günlük desteklerin veya dirençlerin gerisine çekmek zorunda olacağınız için bu seviyeye yakın olursa hemen stoplanırsınız. Eğer uzağa yerleştirir ve yüksek kaldıraş oranı kullanırsanız zararınızın büyük olma ihtimali var.
Daha çok 4 saatlik grafiklerden itibaren gelen sinyallerin değerlendirilmesi, orta ve uzun vade için uygun olacaktır. Daha geç bir sinyal için 8 saatlik ve 1günlük tercih edilebilir.
İşlem açmadan önce ilk olarak uzun ve kısa vadeli trendleri incelememiz lazım. Şu soruyu sormalıyız; gibi, aşağı giden bir trende de yukarı doğru bir düzeltme olabilir. İşlem yapacağınız vade gün içiyse çok dikkatli olmak lazım. Çünkü gün içi gelen haberlere göre alağı yukarı çok sert hareketler görülebilmektedir.
İşlem yapmadan önce uzun vadeli ana trendi iyi bilmek lazımdır. Ne olursa olsun güçlü bir trendin önünde, göstergeler çok çıktı veya çok indi diye aşırı alımda veya satımda ters pozison açmamalıyız. Çünkü trend güçlü bir şekilde yönüne doğru hızla devam edebilir. Ana trendin yönünü belirledikten sonra günlük kısa vadeli işlem yapılacaksa, genellikle 1 saatlikten dakikalara kadar fiyat ve göstergeler devamlı olarak kontrol edilmeli, gün içi en düşük ve en yüksek seviyeler bilinmelidir.Gün içi fiyatların alımla karşılaştığı, destek ve satış baskısıyla karşılaştığı direnç seviyeleri iyi bilinelidir. Bu seviyeler, hem pozisyon açarken işinize yarayacaktır, hem de zarar stoplarını koyarken de gösterge niteliği taşıyacaktır.
Trading sisteminde değindiğimiz gibi bütün teknik göstergeler al veya sat sinyali vermeden sırf işlem olsun diye pozisyon açılmamalıdır. Pozisyon açıldıktan sonra satış veya alış yönünde emir verildiyse, önemli destek veya direnç noktasının 10 – 30 tick üzerin veya altına zararına stop konulmalı (zarar stopunu koyarken kullandığınız kaldıraç miktarı önemlidir. Yüksek kaldıraç miktarı kullanıldığında stop seviyesinin çok geride olması zararı o kadar arttıracaktır. Stop seviyesinin yakın olması durumda, pozisyondan erken çıkma durumuyla karşılaşabilirsiniz). Ayrıca, gireceğiniz pozisyonun vadesi de önemlidir, gün içi kısa vadeli işlemlerde fazla geriye stop koymak zararı arttırabileceği gibi, uzun vadeli işlemlerde yakın stop koymak erken stoplanmaya neden olabilecektir.
Ayrıca işlem açmadan, varsa, önce o gün açıklanacak ekonomik verilerin ve haberlerin saatleri, beklentileri ve en son açıklanmış sonuçlarını bilmek gereklidir. Açıklanacak verinin önem seviyesi ve sonuçlarının ortaya çıkmasından sonra fiyatları ne yönde etkileyebileceği konusunda stratejiler ve planlar mutlaka olmalıdır.
Pozisyona girdikten ve zararına stop konulduktan sonra çıkış noktası mutlaka belirlenmelidir. Bunun için yine fiyatlar için önemli direnç ve destek seviyeleri belirlenmelidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi realize edip hesabınıza almadığınız hiçbir kar sizin değildir.
Bu nedenle işlem yaptığınız spozisyon kara geçtiyse iz süren stop ta denilen “trailing stop” belirlemelisiniz. Piyasanın volatilitesine göre yani hareketliliğine göre belirleyeceğiniz iz süren stop için örnek vermek gerekirse; Euro/Dolar paritesinde 1,2100 seviyesinden alım (long pozisyonu)yaptınız. Parite 1,2160 seviyesine çıktı. İki ihtimal var; ya yükselişine devam edecek ya da geriye dönerek satışla karşılaşacak, hatta aldığımız fiyatın da altına düşüp stoplanacak.
İzsüren stop seviyesini 10 olarak belirlersek (gün içi için yakın konulabilir, uzun vadelide daha geriye çekilebilir) 1,2169 çıkan paritede 60 tick kağıt üzerinde karımız var. Böylece iz süren stop seviyemiz – 10 gerisi olur, yani 1,2150 de 50 tick olarak stoplanırız. Eğer 20 tick’e koysaydık -20 de yani parite 1,2140 seviyesine geldiğinde 40 tick kar alarak stoplanırdık.
Paritenin yükselişe devam ettiğini varsayarsak, 1,2200 seviyesine çıkan paritede 10 olarak belirlediğimiz durumda, iz süren stopumuz 1,2190 da 20 olarak belirleseydik, 1,2180 de çalışacaktı. Aynı şekilde satış (short pozisyonu) işlem yaptığımızda da iz süren stop bu sefer aşağı doğru hareketi geriden takip edecektir.
Zarar stopuyla farkını basitçe şöyle açıklayabiliriz; 1,2100 seviyesinde alım yapıldığında destek seviyesinin 1,2080 olduğunu düşünelim. 1,2070 ile 1,2050 arasına kısa vadeli işlemciler kaldıraç oranlarının büyüklüğüne göre zarar stoplarını yerşeştireceklerdir. Bu stop emri sabittir ve bu seviyelere gelince, konulduğu seviye kadar zararla pozisyonunu kapatır. İz süren stop ise kar edildiği andan itibaren faaliyete geçer. 10 olarak belirlendiyse, 1,211 de, 20 olarak belirlenirse, 1,2121 de iz süren stop aktif hale gelir.
Mesela; 1,2100 seviyesinde alım yapıldığı örneğine dönersek, 1,2180 seviyesinde gün için önemli bir direnci olduğunu varsaydığımızda limit emrimizi bu seviyenin 10-20 tick altına koymamız uygun olacaktır. Bu seviyelere karşılaşıldığında satış baskısı geleceği için karın limitle alınması doğru olur. Limit emirler, gün içi ve trendsiz yatay piyasalarda işe yararken, hızlı ve güçlü trendlerin yaşandığı bir piyasada limit emri ilk diren veya destekle karşılaşıldığında erken pozisyondan çıkmaya neden olabilir.
Stop emirleri konusunda tartışılan en büyük soru, stop seviyesinin çalışıp pozisyondan çıkıldığı anda tekrar geri dönüp harekete devam etmesi durumudur. Bu nedenle birçok yatırımcı stop koymadığını söyler. Böyle durumlarla genellikle karşılaşılsa da, stop emirleri koymak bir risk yönetimi, bir disiplin ve bir sistemdir. Böylece portföyünüzü korursunuz, zararınızı sınırlarsınız ve kontrol edebileceğiniz bir risk alırsınız. Unutmayın, finansal piyasalarda ve hatta yaşamınızda kontrolünüz dışında herşey başınıza büyük sorunlar açabilir.




